Tags

,

 Image

Cengiz Han filmi Moğol yaşantısını oldukça duru bir biçimde anlatıyor. Tarihten kütüphaneleri yakan, ilim yuvalarını dağıtanlar olarak bildiğimiz Moğolları burada, yaşamak için mücadele eden bir millet olarak izliyoruz. Cengiz Han neredeyse hiçbir sahnede bizleri şaşırtmıyor, mistik birkaç olay dışında savaşıyor, yeniliyor, yaralanıyor. Kurtulduğu sahnelerde yardım hep ötekilerden geliyor. Kâhin dedemiz ve vefalı eşi buna en güzel örnek.

9 yaşındaki çocuğun –Cengiz Han eş seçimi ile başlıyor hikâye. Burada ilginç olan 9 yaşında bir çocuğa böyle bir sorumluluk yüklenmesinden öte, seçim için sıralanan küçük hanımlardan bir tanesinin  “Aklın varsa beni seçersin” ifadesi. Tam da bu noktada Cengiz Han’ın kendi başına karar vermediği ve her doğru kararının arkasında 9 yaşında tanıştığı bu bayanın olduğunu görüyoruz. Moğol efsaneleri anlatılırken bayanlara yer verildiğini pek işitmedim fakat bu filmde bu milleti yücelten her hareketin kadınlardan, kızlardan ve annelerden geldiğini görüyoruz. Cengiz’ler için karar vermek çok zor ve önemli olmalı…

 

Assala tu wassalamu… Bu gün Cuma da değil, kim vefat etti acaba?

…. Mahallesinden Kasap Cengiz hakkın rahmetine kavuşmuştur. Cenazesi bugün öğle namazına mütakiben …. mezarlığına defin olunacaktır.

Telefon çalar:

–İşten biraz geç çıkacağım, olay var.

–Yine ne olmuş, gene mi bir çocuk intiharı?

–Henüz bilmiyorum. Akşam görüşürüz.

–Peki, kendine dikkat et.

Bir kurban bayramı 2. günü sabahı:

–Hayırdır Abi, kurban bayramı dündü, sen bugün kuzuyu asmışsın?

–Malum, meslek kasaplık olunca ilk gün başkalarının hayvanlarıyla uğraşıyoruz.

–Mehmet, bak abi nasıl güzel soyuyor derisini.

–E onun işi o canım benim.

–Abi bir şey sorabilir miyim?

–Buyur yenge.

–Biz hayvanlar temiz olsun diye kesimhaneye götürdük ve hala kıl ayıklıyoruz. Daha da bir hafta sürer. Sen böyle temiz iş yapıyorsun ya, seneye de bizim kurbanı kessen, olur mu?

–Olur abla, zaten komşuyuz burda bile hallederiz evelallah.

Telefon çalar:

–Anne, ben de kurban kestirdim. Benimkini yurda verdik Allah’tan ama Mehmet’inki evde kıl yumağı gibi.

–Cıvık hamur yap kızım.

–Yaptım anne, hiç işe yaramadı. Saatlerce temizledik tek tek, daha bitmedi. Ama seneye böyle olmayacak insh. Burda bir komşu var, kendisi kasap zaten. Çok temiz iş yapıyor, gördüm. Ondan söz aldım seneye insh.

–Kıl işi zor olur bizim de bir sene öyle olmuştu. Allah kolaylık versin.

–Amin.

Kapı çalar:

–Hoş geldin, neymiş olay öğrenebildin mi?

— sessizlik

–Sala duyunca çok korktum. Geçen hafta intihar eden çocuk gene etti de öldü sandım. Ama kasap Cengiz dedi, yaşlı herhalde. Allah rahmet eylesin. İnna lillahi wa inna ilayhi raciun.

–sessizlik

–Mehmet, niye bir şey söylemiyorsun.

–Aylar önce kurban kesen kasap vardı ya. O intihar etmiş.

–O adamın ne güzel sakalları vardı. Çok temiz yüzlüydü. Bize kurban sözü vardı.

–Allah rahmet eylesin.

Okul zili duyulur:

–Adam inançlıydı ya.

–Hocam, sebebini biliyor musunuz?

–Memurluk gibi bir iş teklifi gelmiş. Uzun süre düşünmüş ama karar verememiş kasaplık ve memurluk arasında.

–Ah, sabahları 3 oğlunun en küçüğüyle merhabalaştığım çilekeş ablam, eşin karar verirken sen neredeydin?

Rabbim kimseye çekemeyeceği dert vermesin, ölümle sınamasın. Rabbim yardımcınız olsun.

 Image

 

 

 

 

 

 

 

Advertisements