Tags

, , ,

Image

Çocukken neden her şey daha güzeldi diye sordum kendime buz gibi havada montumu giymiş balkonda çayımı içerken…

Her şeye vakit bulduğumu düşündüm o zamanlar, -düşünebildiğim her şeye.

Saatlerce yürüdüğüm olurdu ta ki bir mezarlık görünsün. Ben asla kısıtlamazdım kendimi, hep onlar sebep olurdu durmama, geri dönmeme. Ne giysem üstüme yakışırdı o zamanlar. Elbisemin altına pantolon giymek üşümemdendi gerçi. Pantolonumun cebinden 1000000 lira çıkarırken utanırdım birazcık o zaman. -Ama kısa bir süre sonra neredeyse tüm ilkokul kızları pantolon giymeye başlamıştı önlüklerinin altına.- Saatlerce oyun oynardım, bazen erkeklerle misket oynamaktan parmak uçlarım acır bazen şut çekerken kaleci çocuklara hiç acımazdım. Akşam namazı kol saatimdi. Allahu akbar allahu akbar alarmıyla uyanır özgürlüğümü katlar, cebime kor, evin yolunu tutardım. Eller yıkanır, yemek yenir, namaz kılınır ve çizgi film izlenirdi. Saat dokuz buçuk olmadan saat kavramı mefhum dolanırdı nefesimde. Ne zaman ki annem gözümün içine bakar, işte o zaman dokuz buçuk olmuştur, yatmak vaktidir. O kadar oyun, o kadar televizyon, ne ara şiir yazardım ne ara günlüğümle dertleşirdim an itibari ile kestiremiyorum. Sabah annem uyandırırdı sesinden tüylerimin diken diken olduğu alarmlar değil. Önce kahvaltı ve sonra hafta içiyse okul, hafta sonu ise sokak… Endişe yok, ne giysem derdi hiç yok, plan yapmak yok. EVET, sanırım buydu sihirli sözcük. Plan yapmak yok, çocuk için plan, anı yaşamak; büyükken çok önemli bir atasözü gibi yaklaştığımız şey. Öğretmenin verdiği ödevler dışında gerçekten istemeden ne yapardık bir düşünün ki ben ödev yapmaktan da zevk alırdım, üzülerek söylüyorum. Belki hoşlandığımız çocuk biraz oraya buraya ittirirdi aklımızdan geçenleri ama onun dışında neysek oyduk abi.

Top oynayan pembe pijamalı minik öğrencilerime bakınca, balkonun kapıya en yakın köşesine oturmuş kendimden utandım. Tembel olsaydım bu kadar renkli bir çocukluğum olur muydu acaba? Neden mont giyerek, çay demleyerek, balkonda çoraplarım tozlanmasın diye tabure ile uzandığım dolaptan terlik arayarak, okuyacağım kitaba karar vererek zaman kaybettim? Her şey bu kadar mükemmel iken nasıl her şey bu kadar mükemmel olsun? Madde bağımlısıyız hepimiz, maddeler bizi çevrelerken nefes almakta zorlanmamızı şehir kirliliğine bağlıyoruz. Artık büyüdük derken gururlanan çok az kişi var. Her zaman geçmişi dehşetli bir özlemle anıyoruz, aslında geçmişi paldır güldür tutup kaldırarak ana yetiştirmek bizim elimizde. Havalar biraz ısınsın ilk iş, öğrencilerimle top oynayacağım. Oldu mu şimdi? Hayır, o kadar kolay değil küçülmek…Şartlı cümlelere şartsız tahliye vermeli!

Advertisements