Nedendir bilinmez yüzünde bi demir taşırdı, gülümserken saçtığı ışık belki bu yüzden dudaklarına yansırdı. Hiç uyumadığı gecenin sonunda en bulanık sokaklarda kaybolacağı, o hise uyandı. Bu gün bildiği yoldan gitmeliydi belki de…hayır, neden dierleri gibi olsundu ki?
Tramvay durağına geldi, turnikenin altından geçerken güvenliğe arkasındaki görünmez kanatları gösterdi, ve işte ordaydı. O da aynı tramvaya biniyorsa eğer bunda bi sebep olmalıydı,,,olmalı mıydı?
Düşüncelere dalmışken, yüzünde kaybolduğu varlığın gölgesinin yüzünü kararttığını fark edip gözbebeklerine ninni söylemeye başladı. Uyumalıydı belki o anda, çünkü bu yüz çok güseldi ve fotoğraf makinesi bile yanında değildi…
Bu güsel yüzün ayakkabı bağcıklarıyla uğraştığını görünce soru soracak bi yüz bulamadı, neden saçlarına dokundu,,,
Tramvayın ışıkları parlatmıştı yine dudaklarını ve işte tam şimdi bitmeliydi bu film.
Okşadığı saçlardan tutup, ayakkabılarının da gücüyle(ayakları ses vermiyordu), elindeki güsel yaratığı laik olduğu yere fırlattı,,,
Şükür ki kimse yoktu, şükür ki ona benziyordu!!!
Neden hep uyuduğumda uyanıyorum die fısıldadı!!!???
Hep rüyalardı cinayet mahalleri, ve kanatlarını okşadı,,,

Advertisements